JURNAL.NET - Meslekiçi Haberleşme Sitesi

Jurnal.net - Araştırma

 

 

ABD’ye gelen iletişim mezunları anlatıyor

Ne bekliyorlar, neler buluyorlar?
Yonca Poyraz Doğan* / WASHINGTON / dogan@erols.com
Nazlı Güney, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 2001 yılı mezunu. Güney, özellikle son yıllarda Amerika’ya gelen pek çok iletişim mezunundan biri. Diyor ki, “Amerika’ya gidip kendini kurtarmak modası vardı. Ben orada kalmak niyetindeydim ama bir aile dostumuzun da Amerika’da olması nedeniyle onların yanına geldim. Hiç bir şey yapmasam bile gözlem olur diye düşündüm.”

Güney gibi düşünen daha pek çok iletişim mezunu var. Onların serüvenleri genellikle dil öğrenme süreciyle başlıyor. Türkiye’de geleceğini parlak görmeyen pek çok kişi gibi iletişim mezunları da Amerika’ya gelip “kendini kurtarma” çabasıyla yepyeni bir hayata adım atıyorlar.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi gazetecilik bölümünden 1992 yılında mezun olan Aydan Kızıldağlı ise 2000 yılının Mart ayından beri Amerika’da. Kızıldağlı “Ben İngilizce öğrenmek için 3 ay diye geldim. Kalışımı hemen hemen her 3 ayda bir uzattım. İngilizcem istediğim seviyeye kısa sürede gelmedi,” diyor.

Ankara Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu 1989 mezunu Hafize Okan da dil öğrenmek amacıyla birkaç aydır Amerika’da bulunuyor. Okan, Amerika’nın yabancılara daha açık olması nedeniyle burada olduğunu söylüyor.

Yine aynı şekilde İngilizce öğrenmek amacıyla Amerika yolculuğuna 8 yıl önce çıkan Elif Koca ise hala burada. Onun serüveni Amerika’da oturma ve çalışma izni sağlayan “green card” yani yeşil kartı almaya kadar uzanıyor.

ABD’de dil eğitiminden beklentiler ve gerçekler

Amerika’da öğrenci olabilmek için öğrenci vizesi almak gerekiyor. Başvurulan dil okulları vize işlemlerinin tamamlanmasına yardımcı oluyor. Öğrencilerin haftada belli saatler çerçevesinde çalışıp para kazanmalarına da izin veriliyor. Ancak Amerika’da kendi kaynaklarıyla yaşayıp dil öğrenmeye çalışanlar mali birikimleri de sınırlıysa zorluk çekiyor. Kızıldağlı kendi yaşadığı güçlükleri şöyle anlatıyor:

“Ev kirası, okul parası derken geçinmek için okula bazen ara vermek zorunda kaldım. Geldiğimde İngilizcem yoktu. İş bulmak için Türklerle temasım fazla oldu. Bu da dil öğrenmeyi geciktiriyor. Burada hayatı sıfırdan kurmaya çalışıyorsun. Hiç kredin yok. Kiralık ev için, okul için, yani attığın her adım için kefil bulman gerekiyor. Bu destek yoksa da yaşanıyor ama mali birikim olmadan geçinmek çok daha zor.”

Ankara Üniversitesi’nden mezun olduğundan beri TRT Çukurova Radyosu spikeri olarak çalışan Okan ise Amerika’ya arabasını satarak geldiğini söylüyor. Öncelikle 6 aylık bir izin alan Okan, dil öğrenmeye birkaç yıl ayırdığını söylüyor:

“Dil sorunumu halletmek için 2-3 yıl veriyorum. Bir 6 ay izin hakkım vardı, onu aldım. Daha sonra da burs almaya çalışacağım. Bence mezun olunca hemen iş bulmak yerine önce yurt dışına çıkmaya çalışmak gerek. Çünkü gençken daha fazla imkan var. Au pair’lik gibi işlerde yaş sınırlaması oluyor.”

Koca bu konuda erken davrananlardan. İletişim fakültesi son sınıfta iş ararken patronlar tarafından sürekli İngilizce bilgisi istendiğinin farkına varınca au pair yani çocuk bakıcısı olarak İngiltere’ye gitmek üzere işlemlere başlamış. Ancak Koca, bir tanıdığı vasıtasıyla Amerika’ya gelmeye karar verdiğini söylüyor:

“Bir Türk ailesiyle kalıp çocuklarına bakma şeklinde Amerika’da iş buldum. Geldiğimin üçüncü haftası okula başladım. Türk ailesiyle kalınca İngilizcem ilerlemedi. Bunun üzerine Amerikalı bir ailenin yanına çıktım. Ancak okul ve iş bir arada zor oldu.”

Çocuk bakıcılığına 2-3 yıl kadar devam eden Koca, daha sonra kendisine çalışma vizesi sponsorluğu teklif eden bir Türk restoranına girerek hosteslikten menajerliğe kadar yükseldiğini ve bu sayede halkla ilişkilere kaydığını söylüyor.

İletişimcilerin ABD’de kendi mesleklerini yapma şansı var mı?

Herşeyden önce bir sorun var. O da çalışma vizesinin olmayışı. Amerika’da çalışma vizesi elde etmek için genellikle bir sponsorun kişi için göçmenlik dairesine başvuruda bulunması gerekiyor. O da her iş alanında değil. Çünkü her alanda öncelik iş açığını Amerikalılarla kapatmaya yönelik. Eğer bazı meslek dallarında hala açık varsa o zaman yabancılara sıra geliyor.

Koca, Amerika’ya geldiği ilk yıllardadil ve vize sorunu yüzünden iletişim alanında çalışmasının mümkün olmadığını söylüyor ayrıca Amerika’da iletişim dalının Türkiye’den gelenler için sınırlı bir alan olduğunu düşünüyor. Restoran işleten bir sponsor aracılığıyla çalışma vizesi ya da “green card” için bekleyişe geçen Koca, ancak yıllar sonra vizeyi elde ettiğini söylüyor.

“Çalıştığım restoran yanınca vizeyi alamadım. Sonra başka bir restorandan yeni bir sponsor buldum. Statümü yasallaştırma, yeni başvurular derken yıllar geçti. Bazı yasaların değişmesinden dolayı Amerika dışına çıkmam dezavantaj oluyordu. Sonunda yeşil kartı aldım ama 8 yıldır Türkiye’ye gidemedim.”

Kızıldağlı ise Amerika’da iletişimcilerin kendi mesleklerini yapma şansları neredeyse yok diyor:

“Bunun için çok uzun vadeli bakmak gerek. Burada bir 5 yılı İngilizce eğitime ve lisans üstü eğitime ayıracak şekilde düşün. Ben Washington’a geldim çünkü Türkiye ile bağlantı noktası olduğunu düşündüm. Burada Türkiye’ye bağlı yayın kuruluşlarının elemanları sınırlı sayıda. Çoğu gazete habercisi. Türk basının Amerika’daki muhabirden istedikleri de sınırlı. Örneğin Amerikan Kongresi’nde Türkiye ile ilgili kararlar ya da Amerika’ya kaçan hortumlayıcılar. Yapılan iş daha çok çeviri gazeteciliği ve masrafsız haber yapmaya çalışmak. Televizyon olayı ise gazetecilikten farklı. Televizyon kökenli olduğum için buradaki gazetecilerle bunu paylaşıp TV muhabirliği yapmayı düşündüm. Ancak Türkiye’deki ekonomik şartlar burada Türkiye’ye bağlı çalışanları da olumsuz etkiliyor.”

Dil sorunu halledilmeden Amerika’da mesleğin yapılamayacağı görüşüne katılan Okan da medyanın gücünün büyük olduğunu ancak bu alana girmenin uzun vadede düşünülebileceğini kaydediyor.

ABD’den Türkiye’ye dönmek ya da dönmemek!

Amerika’ya kalma amacıyla gelmeyen iletişimcilerin kafasından da bir süre sonra “acaba kalabilir miyim?” sorusu geçiyor. İşte bu noktada bazı kararları vermek gerekiyor. Kızıldağlı bu konuda oldukça kesin konuşuyor:

“Ben dönüşümü Türkiye’deki ekonomik sorunlar yüzünden erteledim. Ne olursa olsun yine de burada kalmak istemiyorum. Kendim için yatırımlarımı Türkiye’de yaptım. Buraya biraz daha yol katetmek ve İngilizce öğrenmek için geldim. Bu arada Türkiye’yi dışarıdan izleme olanağı buldum ve bakış açım gelişti.”

Kızıldağlı, Amerika’ya gelen pek çok kişinin başta Türkiye’ye dönme isteği taşıdığını ancak “dönünce ne yapacağız” korkusuyla bir türlü dönemediğini söylüyor.

Yabancı dil sorunu olmayan Güney de geleceğini Türkiye’de görenlerden:

“Türkiye’de tuzu kuru bir hayat yaşıyorum ve tek çaremi Amerika olarak görmüyorum. Herkes Amerika’ya gelirse olmaz. Burada iş bulabilsem bile tecrübe olarak bakarım. İletişimi de anadilim Türkçeden başka bir dilde daha iyi yapamam.”

Buna rağmen Türkiye’de Güney’i de korkutan gerçekler var. Örneğin Güney, özel bir kanalda bir eğitim programı çerçevesinde hazırlayıp sunduğu 5 dakikalık ünlü portreler bölümünden ayrılışını “olumlu dünyamı kararttılar” diyerek anlatıyor:

“Bölüm aniden Ali Poyrazoğlu ile söyleşi yapacağım gün elimden alındı. Yeni bir manken hanım alınmış işe, söyleşiye o gidecek dendi.”

Yakın gelecekte Türkiye’ye dönmeyi düşünmeyen Koca ise artık ilgi alanının değiştiğini ve işletme dalında yüksek lisans yapmak için Amerika’da kalacağını belirtiyor.

Okan da TRT’den ayrılmayı istemediğini ve amacının İstanbul’a yerleşerek yeni projeler üretmek olduğunu söylüyor.

Tavsiyeler…

Okan, dil öğrenmenin dünyanın en sıkıntılı işlerinden biri olduğunu, sabır gerektirdiğini anlatıyor:

“Öfkeleniyorsun, daha ne kadar sürecek diyorsun. Ancak kazançlar daha sonra görülüyor. Mesleğimiz iletişim. Anadil dışında bir dil öğrenmek başka bir dünyanın kapısını açıyor. Bence temel bir zorunluluk.”

Amerika’ya geldiğinde İngilizce bilen Güney ise üniversiteye giderek televizyon ve radyo yapımcılığı alanında bir derse yazılmayı tercih etmiş. Tek bir derse 2 bin 500 dolar ödediğini söyleyen Güney, Türkiye’de bedava denecek şartlarda okudukları halde öğrencilerin harçları yine de fazla bulduğunu kaydediyor ve ekliyor:

“Amerika’da gittiğim derste ek bir şey öğrenmedim. Düşündüm de Marmara Üniversitesi’nde epeyce şey öğrenmişim zaten. Söylenerek dışarılara kaçmak çözüm değil. Önce insan kendi derdini kendi içinde halledemezse Amerika’ya gelmekle de bir şey çözemez bence.”

Amerika’ya gerek bilgi ve kültürünü gerekse İngilizcesini ilerletmek için gelen bazı iletişim mezunlarının görüşleri böyle. Onların gönüllerinde Türkiye’ye dönmek ve tecrübelerini, bilgilerini kendi yurtlarında paylaşıp kullanmak var. Ancak ekonomik ve mesleki kaygılar kafalarını kurcalıyor.

Son yıllarda sadece Amerika’ya gelen iletişimcilerin değil, her daldan ve her kesimden gelenlerin sayısı arttı. Bazıları sırf çocuklarını ortaokul veya liseye göndererek İngilizce öğrenmelerini sağlamak için Amerika’da bulunuyor. Oysa internet dünyasında biraz İngilizce bilenler için fazla para harcamadan dili ilerletme yolları neredeyse sınırsız. Tabii internete kolay erişim olanağı varsa.

Sanal eğitim için bilgi portalları

Dil eğitimi, kaça malolacağı, au pair’lik, ABD’de yüksek lisans gibi konularda bilgi edinmek isteyenlerin ücretsiz olarak yararlanabilecekleri sitenin adresi:

www.mezun.com
Bu siteden Türkçe olarak genel bilgiler almak mümkün. Ancak siteden verilen başka portallarda araştırma yapmak için İngilizce bilen birisinden yardım almak faydalı olur. Çünkü dil eğitimi veren okulların sitelerine tek tek bakmak ve şartlarını anlamak için İngilizce bilmek gerekiyor.

Biraz İngilizcesi olan ve geliştirmek isteyenler ise Amerika Eğitim Bakanlığı’nın (Department of Education) sitesinde <http://www.cal.org/ncle/links.htm> tavsiye edilen bazı sanal kaynaklara başvurabilirler. Onlar da sırasıyla şöyle:

http://esl.about.com/
Bir İngilizce öğretmeninin yönettiği bu sitede alıştırmalar, kelime hazinesini geliştirici bilgiler, sohbet alanları, mektup arkadaşı edinmek için bilgiler bulunuyor. Bu site İngilizce seviyeleri orta ile ileri düzeydekilere tavsiye ediliyor.

Dave's ESL Cafe
http://www.eslcafe.com
Bu sitede pek çok dilbilgisi konusunda alıştırma yapmak ve dünyadaki İngilizce öğrenim programları konusunda bilgi edinmek mümkün.

English Listening Lounge
http://www.englishListening.com
Bu sitede de dinleme alıştırmaları var. İngilizce konuşmaları dinlemek mümkün. Pek çok diyalog ücretsiz dinlenebiliyor.

eViews
http://www.eviews.net
Bu sitede ise çeşitli ülkelerden değişik aksanla İngilizce konuşanları dinleme olanağı var.

Frizzy University Network
http://thecity.sfsu.edu/~funweb/
İngilizce yazı yazmayı ilerletmek isteyenler için pek çok kaynak bulunuyor.

Grammar Self Study Quizzes for ESL Students
http://www.aitech.ac.jp/~iteslj/quizzes/grammar.html
Dilbilgisi çalışmak için ideal bir site.

Hong Kong University of Science and Technology's Language Centre
http://lc.ust.hk/~learn/english.html
Bu sitede de pek çok alıştırma var. Dinleme, konuşma, yazma, telaffuz, kelime bilgisi ve dilbilgisini geliştirmek için ayrı ayrı hazırlanmış testler ve kaynaklar bulunabilir.

Linguistic Funland TESL Activities for Students

http://www.linguistic-funland.com/teslact.html
Kelime oyunları, bilmeceler…

PEAKEnglish
http://www.peakenglish.com
Sanal İngilizce okulu. Ücretsiz olarak bazı imkanlar sunuyor ancak bütün olanaklarına erişmek için üyelik ücreti var.

Randall's ESL Cyber Listening Lab
http://www.esl-lab.com/
İngilizceyi daha iyi duymak ve anlamak için pek çok dinleme testi bulunabilir.

Wordsmyth
http://www.wordsmyth.net/
Bu sitede de Amerikan İngilizcesi sözlüğü var. Özellikle İngilizceyi yeni öğrenenler için çok faydalı çünkü aradığınız kelimeyi yanlış yazsanız bile doğrusunu bulmakta usta. Eş anlamlı ve zıt anlamlı kelimeleri de arayabilirsiniz.
(6 Şubat 2002)


(*) 1991 yılı İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü mezunu. 1992’de ABD’ye gitti. 1996’da Texas Tech Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden master derecesi aldı. Başkent Washington’dan dünyaya 52 dilde yayın yapan Amerika’nın Sesi Radyosu’nda (Voice of America) 1998’den beri uluslararası program yapımcısı olarak çalışıyor. www.amerikaninsesi.com