| Yıl 1992. Yer, Houston
Üniversitesi İletişim Fakültesi. Ders, Medyada Yazı Yazma ve Muhabirlik. Amerika’da
girdiğim ilk derste 10-15 kişilik bir sınıftayım. Hepimizin önünde birer bilgisayar
var. Kimisi oynamaya başlamış bile, ama ben uzak duruyorum. “Bu sınıfta benden
başka yabancı öğrenci yok mu acaba” diye düşünerek etrafıma bakıyorum ve
Uzakdoğu’dan geldiklerini tahmin ettiğim iki genç kızı görünce seviniyorum. Ancak
onlar kendi dillerinde, aralarında bıcır bıcır bir şeyler konuşuyorlar. O sırada
öğretmen Michael Ryan geliyor. Bu
ders için alınması gereken üç kitaptan birinin ismi “Haber Yazımı ve
Muhabirlik.” Yaklaşık 700 sayfa. Ryan, yarıyıl boyunca hangi bölümleri
okuyacağımızı planlamış bile. Bir de “Associated Press Stylebook” adlı
kitabımız var ki, öğretmenin dediği gibi, bunu ilerde Amerika’da
karşılaştığım her muhabirin masasında gördüm. İngilizce haber yazarken her an el
altında bulundurulması faydalı olabilecek bir tarz, usul kitabı. Ryan’ın sık sık
başvurmamızı tavsiye ettiği diğer kitap ta “Gazetecinin Yazım Kuralları
Rehberi.”
“Eveeet, şimdi de biraz haber
yazalım,” diyor Ryan. Hem de bilgisayarda! “İlk derste böyle şey yapılır mı,
önce biraz alışsaydık,” diye düşünmeme fırsat kalmıyor. Diğer öğrenciler
bilgisayar karşısında çok rahat oldukları için ben bu konuda utanarak yardım
istiyorum. Ryan’ın bizlere dağıttığı kağıtlarda kısa cümlelerle bazı bilgiler
yazılı: Jane Doe’ya 5’inci caddede araba çarptı. Hafif yaralı. 22 yaşında.
Houston’da oturuyor. Polis olay yerinde. Biyoloji fakültesi öğrencisi. Bisikletle
karşıdan karşıya geçiyordu, vesaire. Bu bilgilerle bir gazete haberi yazmamız
isteniyor.
Neyse, ben bilgisayarda yazı programını
açmayı başardım ancak parmaklarım klavye üzerinde ilerleyemiyor. Yanlış tuşlara
vurup duruyorum. Çünkü Amerikan klavyesinde harflerin yeri Türk klavyesinden tamamen
farklı. Diğer öğrencilerin çıkardığı tıkır tıkır sesleri kulağımda
büyüyüp gümbürtelere dönüşüyor. Ne yazık ki Türkiye’de daktilo dersinde
öğrendiğim marifetleri kullanamıyorum ve ikibuçuk saatlik bu ilk ders benim için
adeta günler sürüyor. Düşünüyorum. İlle de gazetecilik okulundan dersler
alacağım diyerek hata mı ettim acaba? Kendime başka bir yol mu seçsem?
Dersin sonunda Tayvanlı olduklarını
öğrendiğim kızlarla konuşuyoruz. “Bu ders bize göre değil, hemen gidip
değiştireceğiz,” diyorlar. Onları bir daha görmüyorum.
Amerika’da gazetecilik eğitimi
sevdasından vazgeçin demek istediğimi sanmayın. Çünkü yeterince isteği, sabrı ve
mali desteği olanlar için bu yaşanacak çok keyifli bir deneyim olabilir. Bir de ön
hazırlık yaparak karşılaşabilecekleriniz konusunda bilgi sahibi olmuşsanız, hiç
durmayın derim.
Farklı bir kültürle tanıştıktan
sonra hayatı ufkunuzda açılan yeni pencerelerden görmeyi düşünmek bile bu kararı
vermek için yeterli bir sebep olabilir. Ancak başka sebepler de var. Hergün
öğrencilerin hazırladığı üniversite gazetesinde yazılarınız çıkabilir. O
gazetenin muhabiri olabilirsiniz. Hatta haberiniz yerel gazetelerden birinde bile yer
alabilir. Öğrencilerden oluşan kameraman, sesçi, yapımcı ve muhabir ekibinde bu
rollerden birini üstlenip program hazırlayabilirsiniz. Bunlar işin uygulama yönü.
Amerika’da basın özgürlüğü nedir? Meslek ahlakı neden bu kadar önemli? Kişilik
haklarına saygı nedir, nereye kadar gider? Bu gibi soruları ise teorik derslerde
inceleme ve tartışma imkanı bulabilirsiniz.
DİL VE SİSTEM FARKI
Amerika’da gazetecilik eğitimi görmek
isteyen yabancı öğrencilerin karşılaşabileceği zorlukların belki de en başında
anadillerinden farklı bir dilde hatasız ve hızlı haber yazabilmek geliyor. Belki de bu
yüzden gazetecilik bölümünde Amerikalılar dışında öğrenci görmek pek olağan
değil. Amerikan üniversitelerinde yaklaşık 20 bin Türkiyeli öğrencinin okuduğu
tahmin ediliyor. Seçtikleri dallar ise genellikle işletme, bilgisayar, mühendislik,
ekonomi ve uluslararası ilişkiler.
Washington civarındaki üniversitelerden
birinde gazetecilik dersleri veren bir Amerikalı tanıdığım tek tük te olsa zaman
zaman yabancı öğrencileri olduğunu söyledi. Bu arkadaşın dikkat çektiği başka
bir konu da Batı Avrupa’dan gelen öğrencilerin Amerika’daki basın ilkeleri
doğrultusunda haber yazmakta zorluk çekmedikleri, oysa diğer ülkelerden gelenlerin
otoriteyi sorgulama, haberle ilgili olarak sadece bir tarafın değil karşı tarafların
da görüşlerini alma gerekliliği gibi konularda sınırlı kaldıkları.
Haber kaynaklarının kişilik haklarına
saygı daha ilk dersten itibaren vurgulanan bir konu. Bu alanda özel ve kamu
şahsiyetleri arasında ilginç bir ayrım da mevcut. Gazetecilerin özel şahıslar
hakkında yanlış bilgi vermesi ciddi tazminat davalarına yol açabiliyor ancak devlet
görevlileri gibi kamuya malolmuş kişiler hakkında gerçek dışı bilgi verildiği
takdirde bunda önce gazetecinin ihmalkarlığının kötü niyet taşıyıp
taşımadığının araştırılması gerekiyor. Kökleri 1964 yılındaki “Sullivan’a
karşı New York Times” davasına dayanan bu anlayış gazetecilerin, kamuyu
ilgilendiren olayları açıkça ortaya koyma ve tartışma ortamı yaratmalarını
kolaylaştırma amacı taşıyor.
DERSLER
Gazetecilik okullarında verilen temel
derslerden bir tanesi haber yazımı. Bu derse giren öğrenciler bazı üniversitelerde
daha ilk günden dışarı yollanıyor ve haber konusu bulup yazmaları isteniyor. Bazı
okullar ise başlangıçta sınıf içi alıştırmaları tercih ediyor. Öğretmenlerin
hazırlanan haberde aradığı en önemli faktörlerden biri içerik olarak basın
ilkelerine uygun olup olmadığı.
Bir o kadar önem verilen başka bir konu
da dilbilgisi kuralları. Buna kendimden örnekler verebilirim. Kelimeler arasında
yanlışlıkla bir değil iki vuruşluk boşluk bıraktığım için ya da virgülden
sonra boşluk bırakmadığım için veya virgül koyulması gereken yere virgül
koymadığım için çok notum kırılmıştı.
İletişim fakültesinden mezun olmak
isteyen öğrenciler bölümün kurallarına göre genellikle 10 gazetecilik dersinin
yanında ekonomi, siyasal bilgiler ve İngilizce bölümlerinden dersler alıyorlar. Temel
gazetecilik dersleri arasında toplumda kitle iletişiminin rolü, gazetecilik tarihi,
basın hukuku ve ahlakı, muhabirlik ve haber yazımı ile redaksiyon ve foto muhabirliği
var.
Bu derslerde neler yapıldığının kısa
bir açıklaması üniversite kataloglarında veya üniversitelerin internet sitelerinde
bulunabilir.
Gazeteci olmak için bu işin okuluna
gitmek gerekli mi sorusuna Amerika’da da yanıt aranıyor. Bu konuda değişik
görüşler var. Araştırmalara göre gazeteler tarafından işe alınan her dört
üniversite mezunundan üçü kitle iletişim fakültesini bitirmiş. Araştırmalar
ayrıca editörlerin bu okulların mezunlarını tercih ettiklerini, çünkü gazetecilik
eğitimi alanların işe çok daha çabuk uyum sağladığını ve genellikle mesleğe
hazır olduklarını düşündüğünü gösteriyor.
HANGİ OKULLAR İYİDİR?
3.500’den fazla üniversitenin olduğu
Amerika’da gazetecilik okulu seçmek bir yandan zor bir yandan da kolay. Bu
üniversitelerden küçük veya büyük, devlete ait veya özel olan 400 okulda
gazetecilik veya kitle iletişim programları bulunuyor. Bunlardan da 107 tanesi
Gazetecilik ve Kitle İletişimi Eğitimi Akreditasyon Konseyi tarafından onaylanmış
olan okullar.
Amerika’da Türkiye’deki gibi merkezi
bir eğitim sistemi olmadığı için onay veren birçok konsey var. Bir okulun konseyden
onayı olmaması, o okulun iyi eğitim vermediği anlamına gelmiyor. Gazetecilik ve Kitle
İletişimi Eğitimi Akreditasyon Konseyi’nde çalışan bir öğretim görevlisi onay
almak için okulların kendilerinin başvuru yaptığını, konseyin gidip te açılan her
okulu kontrol etmek gibi bir sorumluluğunun olmadığını söyledi. Konseyin internet
adresinde onay verilen 107 okulun listesi bulunuyor. www.ukans.edu/~acejmc Bu sitede
ayrıca okulların posta ve internet sayfalarının adresleri var.
Okul seçerken göz önünde tutulması
gereken başka bir konu da Amerika’daki üniversiteye Türkiye’de Yüksek Öğrenim
Kurumu tarafından diploma denkliği tanınıp tanınmadığı.
Amerika’da eğitim konusunda
Türkiye’deki Amerikan hükümeti temsilciliklerini arayıp bu konuda ne gibi
kaynakları olduğunu sormak ta mümkün. Bunun için şu adres faydalı olabilir: http://www.usia.gov
Ayrıca U.S. News and World Report
dergisi her sene yayınladığı ilavede Amerika’daki üniversiteleri sıralamaya
koyduğu gibi bu konuda çok kapsamlı bir internet sayfasına sahip. Sitenin adresi: http://www.usnews.com/usnews/edu/college
Dow Jones Gazetecilik Vakfı’nın son
olarak 1999 yılında yayınladığı rehber kitapta girmesi en zor olan gazetecilik
okulları şöyle sıralanıyor:
New York University
Northwestern University (Illinois)
Pennslyvania State University
Syracuse University (New York)
University of Florida
University of Illinois
University of North Carolina, Chapel Hill
University of Texas at Austin
University of Wisconsin, Madison
Washington & Lee University (Virgina)
Aynı kuruluşun yayınladığı “The
Journalist’s Road to Success” isimli rehber kitabı edinmek isteyenler aşağıdaki
adrese başvurabilirler:
Dow Jones Newspaper Fund
P.O. Box 300
Princeton, NJ 08543-0300
USA
Aşağıdaki adreslerden ilgi alanına
yönelik kitapları edinmek de mümkün. Bu kitaplar mesleki vakıf veya dernekler
tarafından basıldığından ya çok ucuza satılıyor ya da ücretsiz olarak
dağıtılıyor.
Radyo-Televizyon alanında:
Radio Television News Directors
Association
1000 Connecticut Ave. N.W., Suite 615
Washington, DC 20036
USA
Foto muhabirliği alanında:
National Press Photographers Association,
Inc.
c/o Executive Director
3200 Croasdaile Drive, Suite 306
Durham, NC 27705
USA
Halkla İlişkiler dalında:
Public Relations Society of America, Inc.
33 Irving Place
New York, NY 10003-2376
USA
Reklamcılık dalında:
Advertising Education Publications
P.O. Box 4164
Lubbock, TX 79409
USA
GİRİŞ ŞARTLARI
Her okulun akademik standardı değişik
olabilir. Ancak genel olarak lisans programları için istenen testler kısa adı SAT olan
genel bilgi sınavı ile TOEFL olarak bilinen İngilizce sınavı. Lisans üstü
çalışmalar için ise TOEFL’ın yanı sıra GRE isimli sınavdan bölümün istediği
puanı almak gerekebilir. Kitle iletişim alanında master yapmak isteyenlerin GRE
sınavındaki zorlu dilbilgisi bölümünde oldukça başarılı olmaları bekleniyor.
Amerika’da eğitim görmek için
öğrenci vizesi almak gerekiyor.
BAŞVURU TARİHLERİ
Yabancı öğrencilerin genellikle
oldukça erken davranması gerekiyor. Her üniversitenin sistemi ayrı olduğundan,
okullara başvurarak tek tek öğrenmek gerekiyor.
NE KADARA MALOLUR?
İster özel üniversite, ister devlet
üniversitesi olsun Amerika’da eğitim paralı. Okul gazetesi için bir üniversitenin
yönetim kurulu toplantısını izlerken, rektörün öğrencilerden
“müşterilerimiz” diye bahsettiğini duymuş ve şoka uğramıştım. Amerika’daki
sınıf arkadaşlarıma Türkiye’de gazetecilik eğitiminin neredeyse bedava denecek
kadar ucuz olduğunu söylediğimde de onlar şok geçirmişti.
Amerikalı olmayan öğrencilere bilgi
sunan bir internet sitesinde ortalama eğitim masrafının kalınacak yer ve yemek dahil
yılda 30 bin dolar olacağı yazılıydı. Bu sitenin adresi: http://www.usnews.com/usnews/edu/college/apply/cointer.htm
Seçilen üniversiteye göre bu rakam
rahatlıkla yukarı tırmanabilir. Güney eyaletlerinde, özellikle kuzeydoğuya göre
geçinmek daha az masraflı olduğundan üniversiteler de daha hesaplı. Ayrıca özel
üniversiteler devlet üniversitelerinden daha pahalı. Bunun yanı sıra yabancı
öğrenciler diğerlerine göre daha fazla ücret ödüyorlar.
Burs imkanlarına gelince, bunun yabancı
öğrenciler için yok denecek kadar sınırlı olduğunu söylemek mümkün.
Türkiye’den burs alma imkanlarını ise yerinde araştırmak gerekiyor.
Amerika’ya öğrenci vizesi ile
gelenlerin üniversite dışında çalışma izni yok. Ancak bazı üniversitelerde kampus
içindeki işlerde yabancı öğrencilerin de haftada belli bir saate kadar
çalışmasına izin veriliyor. Mezuniyetten sonra ise 1 yıla kadar pratik yapma izni
alarak iş bulunduğu takdirde dışarıda çalışmak mümkün.
--------------------------------------------------------------------------------------
* 1991 yılı İstanbul Üniversitesi
İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü mezunu. 1992’de ABD’ye gitti.
1996’da Texas Tech Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden master derecesi aldı.
Başkent Washington’dan dünyaya 52 dilde yayın yapan Amerika’nın Sesi Radyosu
(Voice of America) Türkçe bölümünde 1998’den beri yayıncı olarak çalışıyor. |