RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
10-01-2009, Cumartesi
Jurnal.NET
Ares'in uykusuzluğu
Ares! Hadi, bırak artık bu savaş oyununu! Çünkü çok geç oldu, lütfen artık “sonsuza kadar” uyu…

NURGÜL ERYEŞİL
İsrail’in, birkaç ay önce sınıra bomba yerleştirdikleri gerekçesiyle üç Filistinliyi öldürmesi ve akabinde Hamas’ın da İsrail kentlerine roketle yaptığı misilleme “beklendiği” gibi noktalandı. İsrail “Son kullanma tarihi” 19 Aralık’ta dolan, “çakma” ateşkes anlaşmasını çöpe attığını 27 Aralık’ta gerçekleştirdiği operasyonla bütün dünyaya haykırdı. Altı Gün Savaşları olarak da adlandırılan; İsrail‘in, Doğu Kudüs'ü ve Gazze Şeridi'ni, Sina yarımadasını (Mısır) ve Golan Tepeleri'ni (Suriye) işgal ettiği 1967 yılındaki savaştan sonra yaşanan en kanlı operasyon olarak değerlendirilen bu korkunç saldırı, basına yansıyan görüntüleriyle hepimizin kanını dondurdu. Dünya ülkelerinin bu trajediye göster(eme)diği tepkiler ise sayfalara sığmayacak kadar ince bir mevzu.

Savaş, devletler için yüzyıllar sonra asla arkalarına bakmak istemedikleri utanç verici bir gerçek olarak tarih sayfalarındaki yerini alır ancak siviller için durum çok farklıdır. Bir damla kanın yer kabuğuna bütün ağırlığıyla düştüğü an, nesiller boyu tutulacak kara yas artık başlamıştır. Uzun lafın kısası savaş, son pişmanlığın en ağırı, zamanın onaramadığı tek yaradır.

İsrail’in Hamas’a duyduğu öfkeyi sivillere en acı şekilde yansıttığı saldırı, çocukların tenleriyle asla bağdaştırılamayacak bir kokuyu babaların kucağında bıraktı. Annelerin gözlerindeki yas ve dehşet kalbimizi yumrukladı. Gazze tanıkları bir daha asla eskisi gibi bakamaz artık çünkü derin bir acıyla sarsılan göz bebekleri her savaş mağduru gibi saniyeler içinde bambaşka bir hal aldı; kontrolsüzce büyüdü ve hemen yaşlandı. İşte bu, Ares’in en sevdiği manzaraydı.

2009’a 5 kala İsrail’in operasyonuyla sivillerin yaşadığı çaresizliğin kederi ve “fanilerin dünyevi eğlencesi” olan savaşın akıttığı kanlar; cam ekrandan, gazete sayfalarından yüzümüze sıçradı. Son dakika bilgisi şeklinde ardı ardına verilen ölü ve yaralı sayısı, bir gencin tek başına şuursuzca oynadığı video oyununun skor tablosunu anımsattı. Verdiği demeçlerde, bütün dünyayı bu korkunç saldırının haftalarca sürebileceği gerçeğiyle yüzleştiren İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak ve sivillerin hedef alınmadığını iddia eden İsrail Başbakanı Ehud Olmert, bu oyunun nasıl bir sonla noktalanacağı konusunda hepimizin tahayyül sınırlarını zorladı.

Pek çok yüz karasıyla 365 gününü daha geriden bıraktığımız 21. yüzyılda da dünya; kıskanç, öfkeli ve kindar Hera ile ışık, aydınlık gök ve yıldırımların tanrısı Zeus’un oğlu Ares’in kollarında. Mitolojik öykülerdeki kahramanları; kalkanı, kılıcı, miğferi ve mızrağıyla ebedi uykuya yatırmayı başaran Ares özellikle içinde bulunduğumuz çağda, farklı farklı kimliklerle sürekli karşımızda. Kan kokan keskin oyuncaklarını ise ya doğrudan ya da dolaylı olarak ama mutlaka bir şekilde alnımıza saplamakta.

Yunan Mitolojisinde kıyımdan, kan dökmekten hoşlanan ve savaşçı düşünce tarzının temsilcisi olarak nitelendirilen Ares, savunduğu davaların meşruluğu ile asla ilgilenmez. Hiçbir zaman bir şehir ya da orduyu diğerinden daha fazla desteklemez; şu ya da bu tarafta savaşarak -doğası gereği- insanların ölmesinden ve şehirlerin istila edilmesinden zevk alır. Ares’i anlatan öykülerde öne çıkarılan bu yön “süper ülkeleri yöneten süper liderlerin” yaklaşımlarıyla örtüşmesi bakımından önemli bir detaydır.

Robert Grave Yunan Mitleri adlı eserinde, mitolojide savaşla özdeşleşmiş bu kahramandan; tıpkı kendisi gibi savaşlarda oluk oluk kan dökülmesini keyifle izleyen kız kardeşi Eris, ona bir zamanlar büyük bir aşk besleyen Aphrodite ve savaşlarda hayatını kaybeden genç savaşçıların cansız bedenlerini ağırlamaktan hoşlanan açgözlü Hades dışında Zeus ve Hera dahil tüm ölümsüz akranlarının nefret ettiğini aktarır.

Mitolojik öykülerin kan dökmekten zevk alan ve bu nedenle annesi ve babası tarafından bile sevilmeyen kahramanı Ares, demokrasi ve insan hakları söylemlerini her fırsatta dile getirip amaca en kanlı eylemlerle ulaşan liderleri anımsatır. Onun baş edemediği yalnızca sağduyu ve akıldır.

Hikâyelere gömülmeyi tercih etmeyen, dünya sahnesindeki eğlencesine her koşulda devam eden, hayatta kalabilmek adına kendisine yeni bir form vermesi gerektiğini iyi bilen ve bunun için uyumadan düşünen tek “kahramandır”.

Ares’i anımsatan liderlerin yaklaşımları, stratejileri ve neler yapıp yapamayacakları, dünleri ve bugünleri Elias Canetti’nin şu cümlelerinde gizlidir: “Günümüz dünyasında “hayatta kalanın” zulmü o kadar korkunç boyutlara ulaştı ki neredeyse bunlara bakmaya bile cüret edemiyoruz. Bir tek birey insanoğlunun büyük bir kısmını yok edebilir. Bunu gerçekleştirmek için kendisinin anlamadığı teknik araçları kullanabilir; kendisi bütünüyle saklı kalabilir; bu süreç içinde hiçbir kişisel riske girmek zorunda değildir. (…) Hayatta kalmak kendileri için bir zaaf ya da suç olan eski yöneticilerin en cüretkâr hayalleri dahi bugün ufacık görünmektedir. Geriye dönüp bakıldığında tarih masum ve neredeyse huzurlu görünür. O dönemde ‘her şey’ çok uzun sürdü ve henüz keşfedilmemiş dünyada yok olacak ‘çok az şey’ vardı. Bugün, karar ile uygulama arasında yalnız bir an var ve bizim potansiyellerimizle ölçüldüğünde Cengiz Han, Timurlenk ve Hitler acınası acemiler gibidirler.”

Savaşı eğlencesinin bir parçası olarak gören; kıskanç, öfkeli ve kindar Hera ile ışık, aydınlık gök ve yıldırımların tanrısı Zeus’un oğlu Ares! Yüzyıllardır oynadığın oyuncakların kan kokulu. Sana tebessüm ettiren çocuk yüzleri korku dolu. Kimseden yana olmayan, her seferinde biraz daha acıtan Ares! Hadi, bırak artık bu savaş oyununu! Çünkü çok geç oldu, lütfen artık “sonsuza kadar” uyu…


Son 3 Yorum
Misafir | 18-01-2009 21:20:41
Sen nereye fazlaydın bilmiyorum ama savaşı bu kadar stilize edip, hikayeleştirdiğine göre; iflah olmaz bir romantik olduğun ve gerçekliğe sığamadığın kesin.
Misafir | 13-01-2009 19:39:44
Mühteşem bir ifade geçrekten ağzına eline yüreğine sağlık. Kıymetini bilemediler zaten sen oraya fazlaydın!
Misafir | 11-01-2009 06:40:34
Savas ancak bu kadar iyi anlatılabilir
YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Dünya En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2011 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır