Ortadoğu'da İsrail ile İran arasındaki soğuk savaş sürüyor. İran'ın nükleer faaliyetlerinden rahatsız olan İsrail'e ait bir nükleer denizaltı ile füze donanımlı iki savaş gemisinin Süveyş Kanalı'nı geçerek Kızıldeniz'e açılması gerilimi doruğa çıkardı.
İran'ın nükleer faaliyetleri, Ortadoğu'daki kamplaşmanın adeta kıvılcımını çaktı. Tahran'ın Tel Aviv'e yönelik üslubun çok daha sertleşmesi karşısında İsrailli yetkililerin İran'ı olası bir saldırıyla tehdit etmesi, bölgede gerginliğe sebep oldu.
İsrailli bir savunma yetkilisi, bir nükleer denizaltı ile füzelerle donatılmış iki savaş gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçerek Kızıldeniz'e açılmasının "ciddiye alınması" gerektiğini söyledi.
İsrailli yetkilinin, İngiliz Times gazetesine yaptığı açıklama, Ortadoğu medyasının adeta ana gündem maddesi haline geldi. Haberlerde, İsrail'in, İran'ın nükleer tesislerine olası bir saldırının hazırlığında olduğu yorumu yapılıyor.
İsrail ile İran'ın nükleer faaliyetlerinden kaygı duyan bazı Arap ülkeleri arasındaki diplomatik yakınlaşma da dikkatlerden kaçmıyor. Siyasi gözlemciler, İsrail ile özellikle Mısır arasındaki ilişkilerin, İran'a karşı aynı güvensizliği paylaşan iki ülke olarak giderek daha da güçlendiğine vurgu yapıyor.
İsrail'in, Filistin ve Arap komşularıyla barış görüşmelerinde vereceği tavizler karşılığında, İran'a olası bir saldırısına uluslararası desteğin daha da artacağı yorumu yapılıyor.
Avrupalı diplomatlar, İsrail'in Filistin topraklarında Yahudi yerleşim birimlerinden vazgeçme karşılığında İran tehdidini bertaraf etme seçeneğini tercih ettiğini belirtiyorlar.
