İsviçre'de gelişen ve Avrupa'nın göbeğinde çatışmayı körükleyebilecek süreç endişeyle karşılandı. Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı İsveç, gelişmeleri şimdilik tuhaf ve kaygı verici bulduğunu açıklamakla yetindi.
AB Dönem Başkanı İsveç'in Göçmen Bakanı Tobias Billstrom, "Bu tür konuları referanduma götürmek biraz garip" dedi.
Katolik Hristiyanlığın merkezi konumundaki Vatikan ile İtalyan hükümeti de duruma tepkili...
Papalık Göçmenlik Kurulu Başkanı Antonio Veglio, minare yasağını "din özgürlüğü ve göçmenlerin bütünleşme sürecine ciddi darbe" olarak niteledi.
İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini ise bu gelişmenin "AB'nin tüm dinlere özgürlük ilkesine aykırı olduğuna" işaret etti.
Milyonlarca Müslümanın yaşadığı Almanya'da ise gazeteler yasağı "Alp ülkesinin yüzde 57'si ülkenin itibarını yıktı. Kendini tarafsız olarak kabul eden bir ülkede 4 tane minare sorun oluyorsa Allah oradaki Müslümanlara yardım etsin" sözleriyle sayfaya taşıdı.
Kouchner de karara tepkili
Kararlı laiklik uygulamalarıyla tanınan Fransa da yasağı olumsuz karşıladı.
Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, "Karardan ötürü kızgınım. Çünkü minare yasağı dine baskı anlamına geliyor. Bu bir hoşgörüsüzlük ifadesidir. Ben de hoşgörüsüzlükten nefret ediyorum." dedi.
Uluslararası Af Örgütü referandumun "inanç özgürlüğünün açık ihlali olduğunu" açıklarken İslam Konferansı Teşkilatı da kararı insan haklarına aykırı bulduğunu bildirdi.
Genel Sekreter Ekmeleddin İhsanoğlu "talihsiz bir gelişme" dedi.
Wilders referanduma gitme taraftarı
Bütün bu sert çıkışlara karşılık süreci lehine işletmeye çalışanlar da oldu. Hollanda Özgürlük Partisi'nin ırkçı lideri Geert Wilders, ülkesinde de minareler için referanduma gidilmesini istedi.
İsviçre'deki aşırı sağcılar için "şahane bir iş yaptılar" diyen ırkçı Wilders "İsviçre'de ne olduysa burada da aynısı olmalı" diye konuştu.
