Çin medyasının da liberalleşmeye başladığı bir ortamda, Basın Yayın Genel İdaresi Başkan Yardımcısı Li Dongdong medyada yolsuzluktan ve gazetecilerin mesleklerini kötü şöhretli hale getirmesinden yakındı.
“Bu yıl profesyonel gazeteciliğe giriş yeterliliği sistemi getireceğiz” duyurusu yapan Li, “Gazeteciliğin temel nitelikleri ve ahlakı çok önemli. Hangi alanda eğitim almış olursanız olun, Çin Komünist Partisi’nin gazetecilik tarihi ile habercilik ve propaganda disiplinini, bu konulara Marksist bakışı öğrenmemişseniz, sınavı geçemezsiniz” dedi.
Çin basını, gazetecilerin devlet memurluğu sınavının bir benzerine tabi tutulacaklarını yazdı.
SANSÜR UYGULANIYOR ANCAK...
Gazetecilikle ilgili Çin Komünist Partisi kuramları ise, medyanın liderliğe hizmet etmesi ve onun girişimlerini baltalamaması gerektiğini savunuyor. Çin’de zaten yönetim organları medyayı sıkı denetimden geçirip siyaseten hassas ya da istikrarlaştırıcı buldukları haberlere sansür uyguluyor.
Ancak liberalleşen ekonomi sayesinde büyük oranda reklam gelirleriyle ayakta durabilmeyi başaran gazete ve televizyonlar, giderek parti dümeninden çark ederken, yönetimin istemediği haberleri de duyuruyor.
Bazı gazeteciler ise ya devletten istenilen tarzda haber yapmak ya da şirketlerden bazı kaza ve çevre felaketi haberlerini basmamak için ‘sus parası’ isteyebiliyor.
ELEŞTİRİYE İZİN YOK
En son Çin Komünist Partisi, vatandaşı doğduğu yerde kayıt etme sisteminin göçmen işçilerin gittikleri kentlerde sağlık, eğitim gibi temel hizmetleri almasını engellediği ve hatta ‘apartheid’a yol açtığı eleştirileriyla karşılaşırken, bunu en sert dillendirenlerden Economic Observer’ın bir editörü işten atılmıştı.
