TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi yılın son toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, krizin geldiği aşamada işbirliği modeli gerektiğini belirterek, “Küresel sorunlara kendi dar merceğimizden bakmak doğru değil. Karşı karşıya kaldığımız kriz piyasa ekonomisinin geleneksel araçları krizi aşmakta yetersizdir. Diğer ülkelerin önlem paketlerinin çeşitliliği incelendiğinde mevcut durum ortak akıl geliştirmeyi gerektiriyor. Tehdit ve suçlama içeren yaklaşımlar tolere edilemez. Krizin geldiği aşama önlemlerin etkilerini izleyebilmek için de işbirliği modelini gerektiriyor” dedi.
Yalçındağ şöyle konuştu: “Çözüm kültürünün bir ayağı, uzun vadeli önceliklerimizden ödün vermemek olmalıdır. Avrupa ile ilişkileri yeniden canlandırmamız gerekiyor. AB ile ilişkileri istismar edenler hep olacaktır. AB üyelik sürecinin gerektirdiği reformlar küresel rekabet gücünü artırmak için de gereklidir. Ekonomi her gün kay kaybediyor. Küresel kriz üretim, istihdam ve gelir kaybı olarak kendini göstermeye başladı. Ekonomi yavaşlama içine girdi ve buna karşı yeni bir model tespit edilemedi. Yurtdışı talepteki gerileme de buna eklendi. Ekonomi üçüncü çeyrekte sıfıra yakın büyüdü. Son çeyrek performansının negatif olması ve 2009’un ilk iki çeyreğinde de negatif büyüme öngörülüyor. Büyümenin iki yıldır düşük seviyede kalması Türkiye için çok ciddi bir istihdam kaybı anlamı taşıyacaktır. Alınan kısmi önlemlerin sunumu daha geniş bir paket içinde olsaydı güven verme konusunda daha fazla yol alınırdı.
İÇ TALEP CANLANDIRILMALI
Bir dizi önlem alınmış olsa da krizin aşılması için asıl can alıcı meseleye henüz el atamadık. Bu da iç talebin canlandırılmasıdır. Bunun için kullanılabilecek en elverişli enstrüman ekonomik faaliyet üzerindeki yüklerin indirilmesidir. MB’nin faiz politikası da bunu destekleyecektir. İç talebin canlandırılması amacıyla kamu gelirlerinde doğacak kayıpların, cari harcamaların ve belediyelere aktarılan kaynakların kısılmasıyla telafi edilmesi düşünülebilir. Negatif büyüme gösteren bir ekonomiden vergi tabanı büyük ölçüde tahrip olacaktır.”
KOÇ: SEÇİME HADDİNDEN FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN
TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç da şunları söyledi: “2009’da da hayatlarımızı üç temel faktör şekillendirecek. Ekonomi, siyaset ve terör. 2009’da ülkemiz bu üç alanda yüksek tansiyon riskiyle yüz yüze. Siyasi tansiyonun yükselmesine izin vermememiz gerekiyor. Önümüzdeki zor yılda en öncelikli unsur yerel seçimlere haddinden fazla anlam yüklenmemeli. Demokratik reformlara devam etmeliyiz. AB ile olan ilişkilerin yeniden canlandırılması büyük önem taşıyor. AB reform süreci yavaşlatılmamalı.
KRİZİN VARLIĞI KABUL EDİLMELİ
Krizin varlığını kabul etmemiz gerekiyor. Dalgalanmalara karşı AB ve IMF gibi çıpalardan destek almalıyız. IMF’den gelecek kaynak döviz yetersizliğini kısmen giderecektir. Piyasada iç talebi canlandıran, ihracatı, istihdamı, üretimi destekleyen önlemler çok daha etkili sonuçlar getirecektir. ‘Bize bir şey olmaz’ tavrında ısrar etmeyi, günah keçisi yaratma çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz.”
