RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
Arman, zaman zaman kocasından başka bir erkekle sevişmeyi aklından geçirdiğini itiraf etti.
02-01-2009, Cuma
Ayşe Arman'dan itiraf
Yazdığı yazılarla, yaptığı röportajlarla her zaman kendisinden söz ettirmeyi başaran Ayşe Arman, 2008'in son yazısında da yine kendi adından söz ettirmeyi başardı.
Ayşe Arman, evlilik ve sadakat üzerine yazdığı yazılar ve röportajlarında bu konularda sorduğu soruların amacını açıklarken, kendisinin de zaman zaman kocasından başka bir erkekle sevişmeyi aklından geçirdiğini itiraf etti.

Serdar Turgut hakkında güzel şeyler söylemiş, öncelikle teşekkür ederim, yöneticilik yaparken gazetesinde benim yaptığım türden işleri yapan biri olmasını arzu ettiğini yazmış, yani takdir ediyor beni, sağ olsun var olsun.

Sonra meseleye giriyor, röportajlarımda evlilik dışı ilişkilere ve çapkınlığa methiye düzen sorular sorduğumu söylüyor. Bir insanın karısına/kocasına sadakati, bağlılığı övülmesi gerekirken, ben "40 yıldır aynı kadınla birliktesiniz, hiç mi sıkılmadınız!" türünden sorular soruyormuşum.

HER ERKEK ALDATIR

Mesela Kamer Genç’e sormuşum.

Ben de açtım baktım yaptığım röportaja.

Soruyu tam şöyle sormuşum:

"Nasıl bir şey 40 yıl aynı kadınla birlikte olmak?"

Tam Serdar’ın söylediği gibi değil, ama olabilirdi de. Memleket gündeminin tepesine çiçek sulamakla oturmuş birinden söz ediyoruz. Çapkınlığı günlerce haber olmuş biri. Ona esprili bir biçimde bu soruyu sormayacağım da kime soracağım? Ben onu yalana teşvik etmiyorum. Aksine, "yalan"ını, daha doğrusu "ikiyüzlülüğünü" yüzüne vurmaya çalışıyorum.

Aslında hepimizin ikiyüzlülüğünü...

Eğri oturup, doğru konuşalım: 40 yıllık evli erkeklerin, neredeyse hepsi karılarını aldatmıştır. Kabul edelim, etmeyelim, görmezden gelelim, gelmeyelim bu böyle. Karısını hiç aldatmamış olanlar azınlık. Ama tabii ki "Hayır yapmadım" diyorlar, öyle de diyecekler. Ben de işte bu ikiyüzlülükle dalga geçiyorum, kendimize ayna tutuyorum, "Hepimizin bildiğini bizden niye saklarsın?" demeye getiriyorum.

Şu da var tabii...

Gerçekten merak da ediyorum, 40 yıl aynı insanla nasıl geçiyor, geçer? Hep aynı kadınla/ adamla yatarak, sevişerek... Böyle bir şey olabilir mi? Mümkün mü? Bu da kafamın bir tarafını kurcalıyor bilesiniz. Benim hiç o kadar uzun ilişkim olmadı. "İnşallah olur!" mu demem lazım, "Aman Allah’ım umarım olmaz!" mı demem lazım, onu bile bilmiyorum.

İnsanın canı mı istemiyor, "yasak" olduğu için mi sevişmiyor?

Bir de yani size palavra atacak halim yok, ben hayatı boyunca karısını hiç aldatmamış bir adam tanımıyorum. En yakınımdaki erkekler dahil. Varsa da tek tük, çok nadir. "Bu iyi bir şeydir, kötü bir şeydir" anlamında söylemiyorum ama böyle örnekler gerçekten az, onu anlatmaya çalışıyorum.

Diğer taraftan, röportaj yaptıklarım arasında Yılmaz Özdil gibi karısını hiç aldatmadığını söyleyenler de oldu. Serdar Turgut’un gözünden kaçmış olabilir ama acayip coşku yaptım, çünkü bence müthiş bir şey. Ama tabii Özdil’e şunu söylemeyi de ihmal etmedim:

"Bana daha önce röportaj veren başka bir yazar da, sizin gibi karısına sadakatinden söz etti. O röportajın üzerine onu tanıyan biri erkek aradı, ’Yalan söylüyor, tabii ki karısını aldatıyor!’ Yanlış anlama hepimiz bu haltı yiyoruz ama onun gibi ahlak abidesi gibi ortalıkta dolanmıyoruz. En azından sevgililerine ayıp’ dedi!

Yılmaz Özdil de "Benim bir arkadaşım arar da benzer şeyler söylerse, gözümün yaşına bakma yaz" dedi.

O kadar kendinden emindi yani.

Bence ideal olanı bu, sadık olmak ama zorunda olduğu için değil de, içinden geldiği için öyle davranması. Yılmaz Özdil’inki öyle gibi geldi bana. Ama bu, yine de benim "İnsan 40 yıl boyunca nasıl aynı insanla beraber olur? Sıkılmaz mı?" sorusunu merak etmeme engel değil.

KOCAMDAN BAŞKASIYLA SEVİŞMEK AKLIMDAN GEÇTİ

Ben 7 yıldır hálá tutkuyla sevdiğim bir adamla birlikteyim.

Aldattım mı?

Hayır.

Peki hiç mi aklımdan "Başkasıyla sevişmek nasıldı" diye geçmiyor?

Ne yalan söyleyeyim geçiyor, ama yaşadığım şey o kadar değerli ki, aklımdan geçtiğiyle kalıyor.

YAZAMAYACAĞIM KÜÇÜK SAPIKLIKLAR

Ve ben, "sevgilim" diye hitap ettiğim kocamla olan ilişkimde, evlilik kurumu için bir umut teşkil ettiğimi düşünüyorum. Hálá masaların altından bacaklarımızı okşuyoruz, şimdi burada yazmamın uygun olmayacağı çılgınlıklar, küçük sapıklıklar yapıyoruz.

Ben miyim yani evlilik kurumunu sabote etmeye çalışan?!

Çüş derim arkadaşlar.

Pardon ama bana ödül vermeniz gerekiyor, evliliği, "sevgililik" olarak yaşamayı becerdiğim için.


Son 4 Yorum
Misafir | 26-09-2009 22:44:34
aklından geçenleri eminim yapmışsındır.
Misafir | 08-09-2009 01:34:46
SEN BUTUN BUNLARI YAPTIN AMA YAPTIM DEMEYE UTANIYORSUN.
Misafir | 16-08-2009 21:36:59
ayıp. Bunlar toplumda söylenip teşviğe hareket ettirici türden yazılar.
Misafir | 02-01-2009 23:27:19
gündemde olmak için ucuz polemikler başlatmak gereksiz
YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Get Adobe Flash player
Medya En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2014 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır