RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
21-07-2011, Perşembe
Milliyet
Gazeteciler kitap yazmasın!
NYT Genel Yayın Yönetmeni Bill Keller, çeşitli konular üzerine kitap yazan gazetecilerin eserlerinin okunmaya değer olmadığını ileri sürdü. Türkiye’de kitap yazan bazı gazeteciler de bu konuda görüş belirtti.

New York Times (NYT) gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Bill Keller son köşe yazısında gazetecilerin kitap yazmasını eleştirerek yeni bir tartışma başlattı. Keller geçtiğimiz pazar günü yayımlanan yazısında, çeşitli konular üzerine kitap yazan gazetecilerin eserlerinin ne kadar gerekli olduğunu sorguladı.

Meslektaşlarını eleştirdi

Deneyimli gazeteci, “Kitapları yasaklayalım veya onları yazmayı keselim” başlıklı yazısında NYT yayınlarından çıkan birçok kitabın “okunmaya değer olmadığını” ima etti. Teknolojinin gelişmesiyle kitapların yok olmaya başladığını söyleyen Keller bu durumun en azından çalışanlarının kitap yazma isteklerinin önüne geçeceğini dile getirdi.

Keller “Savaşlarla, ajanlarla, diplomasiyle, Çin ile, basketbol ile ilgili kitaplar yazıyorlar. Yakında Çin’de basketbolla ilgili de bir kitap yazarlar. Yemek kitaplarından seyahat kitaplarına kadar her konuda kitap yazıyoruz. Hatta iki editör aynı anda köpekleriyle ilgili birer kitap yazdı” diyerek meslektaşlarını ağır şekilde eleştirdi.

Amerikan medyasının en önemli isimlerinden biri olan Keller, “Çalışanlarımın yazdığı kitaplardan ilginç şeyler de öğrendim. Mesela finans hakkında yazan bir çalışanımın konut kredisi borçlarını ödeyemediğini, bir gurmenin de yeme bozukluğundan muzdarip olduğunu duydum” diye ekledi. Yazıda kendini de eleştiren Keller tüm bunları düşünmesine rağmen halen kitap anlaşmaları yapmaya devam ettiğini belirtti.

Eleştirilenler ne diyor?

Keller’ın eleştirdiği NYT yazarlarından ise ilginç yanıtlar geldi. Gazetenin finans yazarı Joe Nocera yazıyla ilgili, “Harika ve eğlenceli bir köşe olmuş” dedi.

Medya yazarı David Carr ise yazıyı çok eğlenceli bulduğunu ve patronuyla aynı fikirde olduğunu söyledi. Carr, köşe yazısının yaz mevsimi için çok uygun olduğunu da ekledi.

Keller’ın en fazla eleştirdiği isimlerden olan Brian Stelter ise “Eğer bu patronumun fikriyse neden bir yorum yapayım” diye konuştu. Keller yaz mevsimi sonunda yerini, NYT’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni olacak Yazıişleri Müdürü Jill Abramson’a bırakacak.

Türkiye’de kitap yazan gazeteciler ne dedi?

Milliyet yazarı Hasan Cemal:

“40 küsur yıllık meslek hayatım boyunca hem haber yaptım hem yöneticilik yaptım. Hem de bugüne kadar 8 kitap yazdım. Dokuzuncusunun da üstünde çalışıyorum. Bu arada yöneticiliğim sırasında kitap yazmak isteyen bütün meslektaşlarıma da yardımcı oldum. Bu nedenle meslektaşımın bu tavsiyesini çok makul bulduğumu söyleyemem. Elbette gazeteci milletinin kitap yazması ekstra bir çabayı gerektirir. Kendi habercilik uğraşlarını kitap uğruna ihmal etmemeleri de bir başka üstünde durulması gereken noktadır. Ancak ‘Kitap yazmayın’ açıklamasını çok fazla anlamlı bulmuyorum.”

Milliyet yazarı Derya Sazak:

“Küresel iletişimin bu kadar etkili ve hızlı olduğu bir çağda gazeteci pek çok şeyi bir arada yapabilir. Kitap yazmak bunların en kolay yollarından birisi. Çünkü gazeteci daha çok zaten güncel çalışan, analiz yapan bir kişidir. O güncel kovalamaca içerisinde zaman zaman durup geriye ya da ileriye doğru bakıp çalışmalarını kitaplaştırabilir.

Kitap yazmak günlük eforundan kaybetmek anlamına gelmez. Kaldı ki bugün gazeteciler zamanlarının bir kısmını da TV ya da internet mecrasında harcıyorlar. Bunlar da işimizin bir parçası zaten.”

Star gazetesi yazarı Mehmet Altan:

“NYT Genel Yayın Yönetmeni’nin bu sözlerini, ABD’nin pragmatik ve yüksek teknolojiyi yaratan ülke olmasına bağlıyorum. İnternet muhakkak ki yeni çağın iletişim aracı fakat henüz daha derinliği sağlanabilmiş değil, daha çok TV ekranı gibi. Onun için internet ortamında kitabın kalıcılığı, derinleşmesi, konsantrasyonu daha yok. Nisbi derinliğin henüz oluşmadığı bir ortamda kitabın geçerli olmaya devam edeceğini düşünüyorum.

‘Gazeteci kitap yazmasın’ demek, ‘Gazeteci kendi derinliklerine doğru yüzmesin’ demektir. Bu da ABD’nin pratik dünyasından kaynaklanan bir görüş. Yeni bir çağdayız. Artık her şey tartışılıyor. Eskiden uzmanlık vardı. Şimdi ise insanların arasındaki birikim farkının yok sayıldığı bir noktaya gelmiş gibiyiz.

Siz Nobel almışssınız, ama karşısınızda gencecik bir çocuk yarım sayfa bir yazıyla görüşlerinizi çürüttüğünü zannediyor. Yahut eşitmiş gibi sunabiliyor. Bu, sanayi sonrası ve sanal alemin revaçta olduğu dönemde insanlar arasında birikim farkı olduğunun da hatırlanmasını sağlayacak bir zamana ihtiyaç var. Siz bir kitap yazarsınız ama hayatta bunun karşılığı yoksa uçar gider. Bir kitabın kalıcılığını zaman ölçer.”

Aydınlık gazetesi yazarı Mehmet Faraç:

“İnternet edebiyatı da bilimi de sanatı da bir şekilde teslim almaya başladı. Bunlara rağmen kitabın yerine internetin geçeceğine inanmıyorum. İnsanlara kendi işlerine baksın demekse başka bir şey. Türkiye’de zaten gazeteciler kitap yazmıyor. Köşe yazılarını dosyalayıp kitap haline getiriyorlar. Gazeteci gazeteciliğini, araştırmacı araştırmacılığını yapmalı.

Bir edebiyatçının tutup aynı zamanda gazetecilik yapabileceğine inanmıyorum. İkisi farklı şeyler. Bir de Türkiye’de uzman gazetecilik denen olgu yok. Herkes her konuda uzman. Bu gücü de insanlara internet veriyor. Bir Uğur Mumcu döneminde internet olanağı yoktu. İğneyle kuyu kazar gibi çalışılırdı.”


YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Medya En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2011 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır