2011 yılı Nisan ayında DK Yayıncılık AŞ'yi kurarak Doğan Grubu'ndan Milliyet ve Vatan gazetelerini satın alan Demirören ve Karacan grupları, iki gazeteyi almak için Demirören Karacan (DK) AŞ'yi kurdu. Ortaklık için Karacan Grubu, 2 Numara isimli şirketini DK'ya dahil etti.
Demirören Grubu, satın almanın ardından yaptığı incelemede, 2 Numara AŞ'nin Karacanlar'ın yanında çalışanların üzerine yapıldığını, borç batağında olduğunu iddia etmişti. Karacan Grubu üyeleri ise 19 Temmuz'da DK Yayıncılık AŞ'nin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek, şirketin feshi talebiyle dava açtı. Mahkeme 26 Ağustos'ta Karacanlar'ın talebi ile şirket yönetimine kayyum atanması kararını vermişti.
Bu hafta başında ise Demirören Grubu, Ali ve Ömer Karacan'ı, şirket yönetim kurulundan istifa ederek gazeteleri çalışamaz duruma getirmeyi planladıklarını öne sürerek 'nitelikli dolandırıcılık' yaptıkları iddiasıyla savcılığa şikâyet etti. Şikâyeti dikkate alan Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, Karacan kardeşlerin ifadesinin alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazdı.
Karacanlar ise Demirören Grubu hakkında Milliyet ve Vatan gazetelerini yayınlayan DK şirketine mahkeme kararıyla atanan kayyum heyetinin bağımsız denetim kuruluna hazırlattığı raporda açıkça tespit edilen usulsüzlükler sebebiyle suç duyurusunda bulundu.
YAZARLAR TEPKİLERİNİ DİLE GETİRDİ
Bu süreç sonrası Milliyet ve Vatan gazetesi yazarları, Karacan ailesine tepkilerini 29 Aralık tarihli köşe yazıları ile dile getirdi. Milliyet yazarı Fikret Bila, Demirören ailesinin iki gazeteye 65 milyon TL aktarmasına karşılık Karacanlar'ın sadece 2,5 milyon TL harcadığına vurgu yaparak, Karacan ailesinin kurucu aile olmanın yüklediği sorumluluğu yerine getirmediğini öne sürdü.
Milliyet yazarı Hasan Cemal ise yazısında Ali Karacan'ın bir an önce kenara çekilerek Milliyet'e daha fazla zarar vermemesini tavsiye etti.
Vatan gazetesi başyazarı Güngör Mengi ise, Karacan ailesine ağır eleştirilerde bulunarak "Bu gazeteler ve çalışanların geleceği ile oynamayın. Beş aylık tecrübe, kayyumla gazete yönetilemeyeceğini ve Karacanlar'ın olanakları ile bu gazetelerin yaşatılamayacağını öğretmiştir. Gazetelerin ve çalışanların çıkarı, Karacan'ın artık yolun üstünden çekilmesidir. Zaman kaybettirmenin, sebep olan herkese büyük vebali vardır!" ifadelerini kullandı.
Vatan yazarı Reha Muhtar ise "Gazete elden gidiyor Ali kardeş" başlıklı bir yazı yazdı. Can Ataklı da yazısında şu ifadelere yer verdi: "Milliyet'i kuran Ali Naci Karacan'ın torunu Ali Karacan, en azından babasının onurunu yaşatmak için artık elini buradan çekmeli."
Karacan Grubu'ndan perşembe akşamı yapılan yazılı açıklamada, MNG Grubu ile ortaklık protokolü imzaladığı belirtilirek, "Adalet duygusundan yoksun bu yazıların bizi vazgeçirmek yerine daha da kamçıladığını ve haklı mücadelemize sonuna kadar devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz" denildi.
Kaynak: Zaman
