153 yıl önce buharlı trenle başlayan Türk demiryolu tarihi, "Yüksek Hızlı Tren" ile yeni bir çağa giriyor. Bu Bu teknoloji Türkiye için yeni olsa da dünyada 40 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Dünya, hızlı tren kavramıyla ilk kez 1964 yılında Japonya'da tanıştı. Tokyo Olimpiyatları için geliştirilen sistem Tokyo - Osaka arasında hizmet veriyordu. Sistemin 2 kent arasında yarattığı ekonomik patlama, dünyanın ilgisini hızlı trenlere çevirdi.
Japonya'yı izleyen Fransa, önce mevcut demiryolu hattını yeniledi ve daha hafif özel vagonlar imal ederek 1967 yılında seferlerine başladı. Ardından dünyanın pek çok gelişmiş ülkesi sırayla hızlı trenleri devreye soktu. İlk yıllarda 200 - 250 kilometre hıza ulaşan bu trenlerde kısa zamanda rekor üzerine rekor kırılmaya başlandı. Bu alanda rekor 574 kilometre hıza ulaşan Fransız trenlerinin.
Bir de klasik demiryoluna alternatif, mıknatıs teknolojinin kullanıldığı trenler var. Maglev adı verilen bu sistemin de öncülüğünü Japonlar yapıyor. Özel rayların sadece birkaç milimetre üstünde, rayla temas etmeden hareket eden bu tren ulaştığı 581 kilometre hızla dünya rekorunun sahibi.
Manyetik trenler tamamen yeni ray ve vagon sistemi gerektirdiğinden bu sistem şimdilik pek yaygın değil. Ama manyetik teknolojinin hız, dayanıklılık ve konfor anlamındaki potansiyeli, önümüzdeki dönemde dünyada hızla yaygınlaşacağının işaretlerini veriyor.
