Genelkurmay Karargahı'ndaki kritik bilgilendirme toplantısına 'belge' tartıştışmaları damgasını vurdu. Toplantıda konuya ilişkin soruları Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu cevapladı.
Genelkurmay Karargahı'nda toplanan gazetecilerin neredeyse tamamı 'demokrasiye müdahale planı'yla ilgili verilecek bilgilere odaklanmıştı.
'Soruşturma tekrar başlatıldı'
Toplantının soru cevap bölümünde Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, gazetecilerin belgeye ilişkin sorularını cevapladı. Çubuklu, 23 Ekimdeki iddialar üzerine Genelkurmay askeri savcılığında soruşturmanın tekrar başlatıldığını hatırlattı.
Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu askeri savcılığın konuyu, karargahta böyle bir belge hazırlanıp hazırlanmadığı, haberin yayınlandığı gün orijinalinin imha edilip edilmediği, bilgisayar kayıtlarının temizlenip temizlenmediği, bu süreçte delillerin karartılıp karartılmadığı çerçevesinde araştırdıklarını söyledi.
'Belgenin aslı istendi, henüz gelmedi'
Hıfzı Çubuklu, "... Var olduğu iddia edilen ıslak imzalı belge henüz askeri savcılığa gönderilmemiştir ve bu nedenle tekrar belgenin aslının gönderilmesi istenmiştir." dedi.
Çubuklu, belgeyi düzenlediği iddia edilen Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek'in henüz savcılığa davet edilmediğini de söyledi.
Hıfzı Çubuklu'ya Dursun Çiçek imzalı belgenin aslını gönderen, kinci bir ihbar mektubuyla da toplumu yönlendirmek için internet siteleri kurulduğunu öne süren itirafçı subayın iddiaları da soruldu.
Çubuklu, "5651 sayılı 2007 de çıkan bir kanun bu uygulaması yeni başladı. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki kanun esaslarına göre yeniden yapılandırma kapsamında yapılan normal bir işlemin kamuoyuna çok farklı şekilde anlatılmasıdır" cevabını verdi.
Albay Dursun Çiçek'in mektubu
Bu arada ıslak imzalı belgesi ortaya çıkan Albay Dursun Çiçek'in, arkadşlarına elektronik ortamda bir mektup yolladığı öne sürüldü.
Çeştili medya kuruluşlarında yer alan mektup; "Hazırlanmamış bir planı ve atılmamış bir imzayı maksatlı olarak gündeme taşıyanlar ve yargısız infaz yapanlar kirli eylemlerinin hesabını vermekten kurtulamaz" ifadeleriyle başlıyor.
Mektubun '"Gerçeklerin peşinde olalım" başlığını taşıyan kısmı 10 sayfayı buluyor. Uzun mektubun ikinci bölümü ise "İftiralar ve gerçekler" adını taşıyor.
