Almanya’nın Stuttgart kentinde yaşayan, 16 yaşındaki, Cihat adlı Türk kökenli bir çocuk dişciye gitmiş. Alman dişci adının Cihat olduğunu öğrenince, bakmayı reddetmiş. Malum, ‘cihad’ kelimesinin anlamlarında biri ‘kâfire karşı savaş.’ Başka anlamları da var ama, Batılılar salt bu anlamını biliyorlar.
Olay hem tıp çavrelerinde hem de Alman toplumunda tartışmalara yol açmış. Ne kadar tartışılsa azdır!
Aynı şey Amerika’da olabilirdi. 72 milletin karışımı sayılan bu ülkede de 11 Eylül’den bu yana Müslümanlara karşı derin bir şüphe hatta düşmanlık olduğunu biliyoruz. Bu duygular, dişci olayında olduğu gibi, zaman zaman histerik biçimlerde dışa vurulabiliyor.
Sözgelimi, adı Muhammed olan esmer yolcu yüzünden uçakta panik yaşanabiliyor, en ufak bir kabahati olmayan gariban Muhammed uçaktan indirilebiliyor, üç ‘Ortadoğu tipli’ müşteri görüldü diye alışveriş merkezlerinde alarm verilebiliyor, vb.
Özellikle belirli adları taşıyan esmer tenli insanlar ve başörtülü kadınlar peşin peşin terörist olarak kategorize edilebiliyorlar...
Çok rahatsız edici, ortaçağsal bir durum.
Gelin görün ki, bu önyargılar Müslüman ülkelerden gelen haber ve görüntülerle sürekli olarak pekiştiriliyor. Maşallah, bu ülkeler de, adı İslamofobi olan post-modern ırkçılığa malzeme sağlamakta hiç üşengeç davranmıyorlar.
Önceki gün Batı’nın hemen tüm haber medyalarında en öne çıkan haberlerden birisi Türkiye kaynaklıydı. Adıyaman’ın Kâhta kazasında bir dede ve bir baba 15 yaşındaki kızları Medine’yi öldürdükleri iddiasıyla tutuklanmışlardı. Otopsi Medine’nin diri diri gömüldüğünü ortaya koymuştu. Ciğerlerinde ve midesindeki toprak birikimi bunu gösteriyordu.
Medine’nin suçu mahallede erkeklerle konuşması imiş!
Böyle bir haberi okuduktan ya da gördükten sonra dehşete düşmemek mümkün mü?
Böyle şeylerin olabildiği ve dinsel savlarla haklı gösterildiği için neredeyse ‘normal’ sayıldığı toplumlarden gelen
insanlardan korkulması o kadar anormal mi?
Nereden bilecekler bunun bütün Türkleri ya da Müslümanları bağlamadığını, dinsel değil feodal bir sorun olduğunu, daha çok ülkenin Güneydoğu’sunda varlığını sürdürdüğünü...
Medya olayı en kaba taslak haliyle veriyor.
Bunun gibi örnekler, recmler, kırbaçlamalar el kesmeler, çok kadınla evlilikler, diri diri gömmelerle ilgili haberler anında 16 yaşındaki Cihat’ın yaşadığı Alman kentine ulaşıyor ve bir anda 15 yaşındaki Medine ile 16 yaşındaki Cihat’ın talihi ters bir yoldan birleşiyor. Acı bir şekilde.
Haluk Şahin / Radikal / 7 Şubat 2010
