Hâlbuki... İlgilendiğimiz kadar var...
İlgilenmediğimiz kadar yokuz. Ve bununla ilgilenmeyen herkes bir gün herhangi bir yerde ‘Beyoğlu Polis Karakolundaki mülteci bir Nijeryalı’ durumuna rahatlıkla düşebilir.
***
Türkiye’de kim ilgilenir bilmiyorum ama bu garip ölümle ilgili olarak Birleşmiş Milletler Türkiye’den izahat istemekte. Savcılık da polisten kamera kayıtlarını istemiş... ‘Kameralar o an kayıtta değildi’ cevabı almış.
Ayrıca...
Polis kaynakları Okey’in uyuşturucu suçundan gözaltına alındığını açıklamıştı. Ama savcılığa gönderilen yazıda farklı bir neden yer aldı... Beyoğlu Savcılığı’na gönderilen tutanakta, Okey’in pasaport kontrolü gerekçesiyle Emniyet’e götürüldüğü yazılı. İstanbul Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’ne kontrol için götürüldü ama bir daha oradan sağ çıkamadı...
Türkiye’de Nijeryalı bir mülteci olmak.
***
Polis kaynakları, Okey’in ölümünü şöyle anlatıyor: ‘Karakolda polisle girdiği tartışma sırasında arbede çıktı, bu sırada C.Y. adlı polisin silahı ateş aldı ve Okey öldü.’
Festus Okey ile birlikte gözaltına alınan Nijeryalı Burinyeli, savcılık ifadesinde bu anlatımı doğrulamıyor: ‘Okey gözaltına alınmamıza itiraz etti. Karakola gittiğimizde polisler Okey’i beşinci kata çıkardı. Beni birinci katta tuttular. Polis Festus Okey’i merdivenlerden çıkartırken dövüyordu.’
İşte, savcılık bu ifade üzerine, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’nden nezarethane başta olmak üzere 4 bölümün kamera kayıtlarını istedi.
Fakat, ‘kameralar o saatte kayıtta değildi’ cevabını aldı.
***
Nijerya uyruklu Festus Okey’in ölümünün üzerinden 15 gün geçti. Naaşı Adli Tıp Kurumu’ndan henüz alınmadı. Arkadaşları, Festus Okey’in cenazesini alıp Nijerya’ya götürmek istiyor. Anavatanından buralara mülteci gelmesi ‘yaşam hakkını’ korumak içindi muhtemelen.
Ama Beyoğlu Karakoluna girdi ve bir daha çıkamadı. Yaşamak için kaçtığı Nijerya’ya şimdi cansız bedeni dönecek.
***
Program okundu.
Hükümet güvenoyu aldı.
Beni bir vatandaş olarak çok ilgilendiren iki konu var... Birincisi anonslu cinayetlerin işlendiği spor mafyasına karşı tutum... İkincisi Beyoğlu karakolundaki yaşam güvencesi bizim devlete emanet edilmiş olan Okey’in ölümü.
***
Dünkü gazetelerde AK Parti’nin Ağrı milletvekili Fatma Salman’ın annesinin dramı vardı.
Genç milletvekilinin annesi, babasının erkek çocuk sevdası yüzünden öleceğini bile bile hamile kalmıştı.
Doktorların ‘ölürsün’ uyarısı işe yaramamıştı.
Annesi üçüncü çocuğunu da ‘kız’ doğurmuş ve iki yıl sonra da ölmüştü.
Bu hikâyeyi duyan Başbakan Erdoğan da cumhurbaşkanının resepsiyonunda Fatma Salman’a rastlayıp ne kadar hüzünlendiği anlatmış.
***
Kadınlarımız... Erkeklerimiz... Çocuklarımız...
Ve dünyanın tüm çocukları...
Onlara verdiğimiz değeri biraz da, bu üzerinde durduğum son iki gelişmeye karşı tavrımız tanımlayacak.
Unutmayın ki bir insanın değeri, başka insanlara verdiği değerle ölçülür.”
***
Yukarıdaki yazıyı 7 Eylül 2007’de yazmıştım...
Önceki gün gene Festus Okey’in duruşması vardı...
Görülen davada tutuksuz yargılanan sanık polis memuru Cengiz Yıldız’ın avukatlığını Mine Güler yaptı. Güler ve Yıldız davaya müdahale taleplerinin reddedilmesini talep ettiler.
Ayrıca, Okey’in kimlik bilgilerinin belirlenmesi için Dışişleri Bakanlığı’na sorulan bilginin cevabının beklendiği kaydedildi.
Mahkeme 26 Nisan saat 14.00’e ertelendi.
Kısacası, biz yakından izleyip dursak da “ölüme mültecilik” gözlerimizin önünde yaptırımsız kalacak hissiyle kayıp gitmekte...
Mehmet Altan / Star / 29 Ocak 2011
