Benim de yapacağım bu yorumda duymaktan kanıksadığınız bildirimler olursa, yapabileceğim tek şey kusurumun bağışlanmasını istemek olabilir. Bu girizgahtan sonra 12 Haziran seçimlere ait analizimizi yapmaya girişebiliriz.Seçimlerin bana göre iki galibi vardır. Ak Parti ve BDP. Üçüncü dönem seçime giren iktidar partisi beklenilenin aksine ülkedeki her iki kişiden birisinin oyunu alarak iktidarını sağlamlaştırdı.
Bu başarı bana Almanya’da 16 yıl iktidar olarak hizmet sunmuş Helmut Kohl ve partisini çağrıştırıyor. Yeni konumlanan orta sınıf, merkez sağın eski oydaşları, bir şekilde devlet temelli yardımdan nemalanan yoksul cenah iktidar partisini destekledi.
Seçimde hizmet odaklı bir propaganda yapılınca, iktidar partisinin özellikle ulaşım ve sağlık alanında yaptığı atılımların kamuoyunda yankı bulduğunu görüyoruz.
Aslında muhalefet partileri de iktidar partisine muhalefet edeyim derken, onun yaptıklarını zımnen desteklemiş oldular. Bir taraftan iktidar partisini kömür dağıtmakla suçlayanlar, kendileri de aile sigortası ve Hilal Kart projeleri ile yardıma endeksli vatandaşların bu projelerin aslını temsil eden Ak Parti ye teveccüh etmelerini sağladılar.
Ayrıca Ana Muhalefet Partisin Kürt meselesindeki söylemi açıkça iktidar partisinin 2002 söylemini çağrıştırmaktaydı. Hatta CHP liderinin partinin ana omurgasını oluşturan laikçi ve Kemalist kesimin hassas olduğu konularda tek kelime dahi etmemesi, özellikle Batı Anadolu’da bir kısım CHP oyunun MHP hanesine yazılmasını getirmiş olabileceği tezini akla getiriyor. Bu tezime, Muğla ve Antalya illerindeki MHP oranlarını, daha önceki seçimlerle birlikte incelerseniz ulaşabileceğiniz kanaatindeyim.
Seçimler gösterdi ki, bağımsız adayları ve MHP yi destekleyen seçmen kitlesi haricinde kalan yakıcı çoğunluk oy verirken ideolojik ya da etnik temelli kaygılardan hareket etmiyor. Ekonomik kaygılar ve istikrarın sürmesi gerektiği inancı belirleyici oluyor.
BDP destekli bağımsız adaylar çok geniş bir yelpazeyi temsil ediyor. Seçilenlerin arasında BDP den farklı iki parti genel başkanının bulunması, medyatik, muhabbet sever Sırrı ağabeyimizin ve solun eski tüfekleriyle birlikte İslami dünyadan gelen adaylarından seçilmiş olması 'blok' oluşumun Kürt meselesi yanında sola açık bir muhalefet izleyeceği yargısını oluşturuyor zihinlerde.
Oylarını ülke genelinde çok fazla artıramamalarına karşın organize ve bilinçli bir seçmen tabanıyla, yüzde 10 engeline karşın 36 milletvekili ile milletvekili çıkarmış olmaları, çok dinamik ve gelecek vaat eden bir siyasi yapı olduklarının da açık göstergesi. Bu siyasi yapı, ideolojik ve yapı çıkmazında olan CHP yi gölgeleyerek fiili ana muhalefet partisi konumunda siyaset üretebilir.
Laik ve milliyetçi söylemle seçime giden MHP, ülkenin Batı yakasında oy ana muhalefetten oy devşirirken, geleneksel oy tabanının kümelendiği İç Anadolu’da oylarını Ak Partiye kaptırmıştır.Demek ki, MHP seçmenin sadece milliyetçilikle değil ona eş dozda mukaddesat ayarına da ihtiyacı var.
Sandık ustası başbakanın seçim meydanlarında ben Apo yakalandığında hükümet olsaydım Apoyu asardım söyleminin nereye oturduğu seçim sonrasında daha net anlaşılıyor.
Belki bazılarına çok radikal gelebilir ama bana göre, bu millet köklü partilere oy vermeyecek. CHP ve MHP'nin uzun vadede iktidar olacağını varsaymıyorum. Onların yerine solda ve sağda iki yeni oluşumun acilen kurulmasında fayda var. Başbakanın rahmetli İnönü’ye göndermeler yaparak ana muhalefeti vurmasında başkaca bir sonuç çıkaramıyorum. Bu bağlamda kökü derinlerde olan Saadet'in, Demokrat Parti'nin oy oranlarına bir bakınız.
Yazımı bir projeksiyon ile kapatayım. Bu kadar yoğun yabancı sermaye yatırımı olan ülkede kriz çıkacağından ve istikrarsızlaşma yoluyla iktidarın devrileceğini düşünenler avuçlarını yalarlar. Kapital sahibi istikrar görmediği ve para kazanmayacağı yere yatırım yapmaz.
Eğer Ak Parti tüzük değişikliği yapmaz ve üst üste üç dönem milletvekilliği yapan partinin ağır toplarını aktif siyasetten çekip yerini genç adaylarla desteklerse gelecek dönem kesin olmakla birlikte daha uzun seneler iktidar olur.
Son olarak; Ak Parti gelecek seçimde İzmir’de birinci parti olacaktır.
Cafer İzmirlioğlu / Jurnal.Net / 18 Haziran 2011
