RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
17-02-2016, Çarşamba
Jurnal.NET
'Toprağa sahip olunmaz, toprağa ait olunur…'
Dünyanın 100 doğal ormanından birinin bulunduğu Artvin Cerattepe’de yapılması planan maden projesine karşı halkın direnişi sürüyor...
Türkiye'nin dört bir yanında devam eden doğa talanına karşı; Rize’de yeşil yola, Akkuyu’da Sinop’ta nükleer santrallere, Karaburun köylerinde RES’lere, Cudi’de, Çanakkale’de, Soma’da termik santrallere, Bergama'dan Fatsa'ya ve Artvin Cerrattepe’ye siyanürle altın işletme projelerine halk tepki gösteriyor...

Bütün bu protestoların gerekçesi sadece hukuksuzluk değil, projelerin ekonomik değeri olan arazilerde yapılmak istenmesi, yerleşim birimlerine yakın ve köy hayatı ile birlikte doğal hayatı tehdit ediyor olması itirazların asıl nedenini oluşturuyor.

Şirketler, her zaman ve her yerde olduğu gibi ulaşım ve inşaat olanakları ek maliyet gerektirmeyen kolay alanları tercih ediyor. Kamu adına denetim yetkisini elinde tutan kamu kuruluşları da şirket politikalarından yana tutum takınıyor.

Karadeniz’deki bütün dağların çinko ve bakır madenleriyle dolu olduğu söyleniyor. Ancak unutulmamalıdır ki, Karadeniz’in üstü altından daha değerlidir. Üstelik üst kotlar en hassas ekosisteme sahiptir. Toprak kalınlığı azdır ve ufak bir müdahalenin telafisine yüzlerce yıl yetmez.

Devlet kendini doğayı ve yurttaşı korumak değil, firmaları ve sermayeyi korumak üzerine konumlandırmış görünüyor. Böyle giderse, mücadeleler artacaktır, yayılacaktır. Bu da bir kamu düzeni sorunu yaratacaktır. Devletin bu konuları çok ciddiye alması gerekiyor. Ben kimin devletiyim, kime hizmet ediyorum diye sorması, durup düşünmesi ve kendini yeniden konumlandırması gerekiyor.

Ekonomik kalkınmaya önem verilirken ekolojik kaygılar da dikkate alınmalıdır...

Ekoloji kavramının ‘hayat’ kavramıyla çok derinden ilgili olduğunun anlaşılması gerekiyor. Doğa ölümünü anlamadan hayatı anlamak mümkün değildir.

Felaketi davet eden bir hayat biçiminin elinde rehin durumdayız.

İnsan, evrende sınırlı bir nokta olduğu duygusunu kaybediyor. Kendini çevresinin merkezi olarak görüyor, dünyaya uyumlanacağı yerde, dünyayı kendine uyumlandırmaya kalkıyor.

Oysa, doğanın fethedilmekten çok desteklenmeye ihtiyacı var...

Sinan Sayrugaç / Jurnal.Net / 17 Şubat 2016

YAZARIN DİĞER YAZILARI


YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Türkiye En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2017 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır