Otuz yıla yakın müzik kariyerinde pek çok 'hit' şarkıyı seslendiren, Grammy ve Emmy’ler başta olmak üzere rekor sayıda ödül kazanan ve Amerika’nın en çok plak satan kadın şarkıcılarının başında gelen Whitney Houston, 48 yaşında öldü.
54’üncüsü düzenlenecek Grammy ödül töreni için Los Angeles’da bulunan süper star, cuma günü Beverly Hills’de kalmakta olduğu otel odasında ölü bulundu. Bir polis yetkilisi, yerel saatle 15.20’de (TSİ 01.30) otele çağrıldıklarını ve acil sağlık ekiplerinin Houston’u yerel saatle 15.55’de (TSİ 01.55) 'ölü' ilan ettiklerini bildirdi.
Polis yetkilileri, Houston’un bulunduğu dördüncü kattaki otel odasında görünürde herhangi bir suç işleme niyetine rastlanmadığını, ancak ölümün nedeni hakkında soruşturma başlatıldığını kaydettiler.
Ünlü plak yapımcısı Clive Davis’in Beverly Hilton’da düzenlenen geleneksel Grammy öncesi yemeği ve konserine katılmak ve muhtemelen burada sahneye çıkmak amacıyla Beverly Hills’de bulunan Houston, bu partiye bir kaç saat kala hayatını kaybetti.
Houston’la daha önce birlikte çalışmış olan plak yapımcılarından Jimmy Jam, hem bu partinin, hem de bu akşamki Grammy ödül galasının Whitney Houston’un anısına adanmasını beklediğini bildirdi. Ödül töreninin, Houston’un yılın en sevdiği zamanlarından biri olduğuna işaret eden Jam, efsane şarkıcının muhtemelen burada şarkı söylemeyi planladığını da kaydetti.
Houston’un, perşembe günü törenin provalarına katılarak genç R&B şarkıcıları Brandy ve Monica’ya tavsiyelerde bulunduğu da belirtildi. Reuters ajansına konuşan, ancak ismi gizli tutulan bir kişi, Houston’un bu prova sırasında darmadağınık gözüktüğünü, aşırı biçimde terlediğini ve nefesinin içki ve sigara koktuğunu söyledi.
Whitney Houston, üç gün önce de bir başka Grammy-öncesi partisinde şarkıcı Kelly Price’le birlikte sahne almıştı.
Müzik endüstrisinin 'altın kızı'
Sesi beş oktava uzanan müzik endüstrisinin 'altın kızı' Houston, 1980’lerden 1990’ların sonlarına kadar dünyanın en çok plak satan sanatçılarından biri ünvanını elde etti. Siyahi sanatçı, müzik köklerini siyahların kilisesinin 'gospel' tarzından almasına rağmen, R&B’den soul, pop ve rock’a kadar pek çok tarzda hem yumuşak, hem de güçlü sesiyle milyonları etkilemeyi başardı.
Başarılı müzik kariyeri 'Bodyguard' ve 'Waiting to Exhale' gibi filmlerle sinemaya da uzanan Houston, Christina Aguilera’dan Mariah Carey’e kadar yeni nesil genç sanatçılara da ilham kaynağı oldu.
Müzikle hep haşır neşir olan New Jersey’li bir aileden gelen Houston, Aretha Franklin’e vokalistlik de yapan gospel şarkıcısı Cissy Houston’un kızı ve 1960’ların pop divası Dionne Warwick’in kuzeniydi.
1990’ların başında pop müziğin kraliçesi olarak anılan Houston’un tüm stüdyo albümleri milyonun üzerinde satış yaptı. 1985 yılında ilk kez piyasaya çıkan albümü ile 1992’de 'I will always love you' şarkısının da dahil olduğu 'The Bodyguard' filminin müziği, sadece ABD’de 10’ar milyondan fazla sattı. Süperstar’ın tüm albümlerinin satışı ise sadece ABD’de 55 milyonu aştı.
Toplam yedi albüm ve üç film müziği albümü yapan ve altı kez Grammy kazanan Houston, albümleri ve single'ları ile tüm dünyada 200 milyonu aşkın satış yaptı.
Özel hayatı sorunluydu
Ancak 1990’lar, aynı zamanda Houston’un özel hayatında büyük sorunların başladığı ve uyuşturucu kullanımı yüzünden sık sık başının derde girdiği yıllar oldu. 1992 yılında 'kötü oğlan' yakıştırmasıyla ün yapmış olan şarkıcı Bobby Brown’la evlenen Houston, 14 yıllık evliliği boyunca eşi ile psikolojik sorunları ve fiziksel çatışmalarının yanısıra, uyuşturucu bağımlılığıyla da gazete manşetlerine çıktı. 2000 yılında Hawai havaalanında eşi Brown’la birlikte güvenlik görevlileri tarafından durdurulduğunda bavullarında marihuana ele geçirildi.
Houston’un büyük çoğunluğu mesleki başarılarla dolu hayatının son 10 yılı, uyuşturucu kullanımı, bağımlılıktan kurtulmak için başlayıp bıraktığı tedaviler ve bunların kariyerinde yolaçtığı düşüşe sahne oldu.
2002 yılında o zaman evli olduğu Brown’la birlikte ABC televizyonuna verdiği mülakatta, marihuananın yanı sıra, kokain, alkol ve reçeteyle satılan ilaçlara bağımlılığını itiraf eden Houston, "En büyük şeytan benim. Ya kendimin en yakın dostu, ya da en kötü düşmanıyım" demişti.
2009 yılında müziğe geri dönüş konserlerine başlayan ve 2010 Nisan’ında yeniden uyuşturucuya başladığına ilişkin medya haberlerini saçmalık olarak nitelendiren Houston, geçen mayıs ayında uyuşturucu ve alkol bağımlılığından kurtulma tedavisine geri dönmüştü.
Son yıllarda sesi kısık ve hırıltılı çıkmaya başlayan ve eskisi gibi yüksek perdeli şarkıları söyleyemeyen Houston, kamuoyu önündeki dengesiz ve tuhaf bulunan davranışlarıyla da dikkat çekmişti. Houston’un 18 yaşında Bobby Kristina adlı bir kızı bulunuyor.

