RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
09-02-2018, Cuma
Jurnal.NET
Boşluk doldurmaca
Aşk ile ilgili beklentiniz ve hayaliniz ne kadar sınırlı? Bilmeden dilediklerinizi ve sınırlarınızı öğrenmeye var mısınız?
Bir filmi izlerken geçen her diyaloğa kendini yerleştirmek.
Başrole biçilmiş kaftan gibi oturmak.
Karşındaki karakterin kim olduğu önemli değil elbette!
Tıpkı rüyanda yüzünü görmediğin ama aşkı her hücrende hissettiğin ve bedeni bu yoğunluğu kaldıramadığında uyanmak zorunda olman gibi!
Sonra sahne de kendini hayal ederken karşında ki karakteri kaldırıp karşılıklı diyaloglara başlarsın.
Hayali kahramanın ve sen. Tek bir fark var... Belki de sen söyler durursun ama,
O‘nun söylemesi gerekenler nokta nokta olarak kalır.
O halde sizinle boşluk doldurmaca oynayalım mı?
Aşk ile ilgili beklentiniz ve hayaliniz ne kadar sınırlı?
Bilmeden dilediklerinizi ve sınırlarınızı öğrenmeye var mısınız?


Aşk diyalogları

Siz;
Kalbine dokunabildiğim adam.
Aşk!
Bir insan hayatında ki mucize olasılığı.
O mucizenin aşk olma olasılığı.
Sonra o aşkı bulma olasılığın.
O aşkın sana aşık olması.
Senin o aşka aşık olabilmen.
Aynı anda aynı dorukta aşk yaşayabilmek.
Seviliyorsunuz.
Özleniyorsunuz.
Güzel gözlerinizle bana aşkla bakmanızı seviyorum...

O;
..................

Siz;
Seviyorum ve özlüyorum
Ama sürekli direniyorum itirafım var.
Sonra teslim oluyorum bırak anlatsın dinle onu diyorum kendime.
Anlatırkenki öfkesi sana zarar vermek için değil diyorum.
Sana ulaşamayınca çaresizliğinden oluyor.
Sakin ol!
Savunma mekanizmalarını kapat,
Bırak girsin içeri.
'Endişesini dile getiriyor' diyorum.
Dışardan seni ve diğer seçenekleri görüp sana sadeleştirmeye çalışıyor.
Pes ediyorum'
Tamam ama zarar vermeden aç o kapıyı.
Lütfen!
Yumuşakça gir ve çok gürültü yapma iç dünyamda sonra paniklersem daha yüksek ve kalın duvarlar örerim ben.
Sessizleşiyorum ama dinliyorum kapatmadım kendimi anla sen de.
Ben susarım sadece!
Ama daha da hiddetlenmeni anlamıyorum?
Ya tamam işte.
Sana, önerilerine, seçeneklerine, fikrine, tezatına yumuşağım ben.
Anlamadın mı hala?
Ses çıkarmadan haykırdım yine!

O;
.................


Siz;
Çok seviyorum!
Kendine özgü düşünüş tarzını, tüm detayları tarayarak bilerek düşünüp konuşmanı, bana olan sabrını, o ince ruhunu, şefkatli kalbini, sessizliğini ve konuşmanı, herşeyi çok dikkatli gözlemlemeni, zekanı, egonu, zarif hislerini, algılamanı, çalışkanlığını, tutkulu kalbini, beni sevişini, affetmeni, bana bakışını ve içime kadar beni görebilip anlamanı, beni harika hissettirmeni...
Çok seviyorum

O;
.................

Siz;
Hayatım da;kendimi hiç bu kadar güvende ve güçle çevrelenmiş, huzurlu, sakin, mutlu, yaşama bağlı beni hiçbir şey deviremez!dediğim ama aynı zamanda da beni birtek sen devirip paramparça edebilirsin dediğim ikilem yaşamadım...Koşulsuz sana teslim olmak dedim yine içimden ve baktım...

O;
...............

Sonra yine bir sahnenin içine çekildim...
Çocuk der ki,
Aşk;Sen gülünce dudağının kenarı ile yanağının ortasında bi çukur oluyo ya Beni oraya gömsünler...
(Çukur'dan alıntı)
Dünya da sizi gülerken seven kocaman kalpli adamlara!
Aşk; dünya da seni en güçlü ama aynı oranda da en zayıf kılan, en pervasız duygudur!

Aşkla ve her şeyle...

MAU / Jurnal.Net / 9 Şubat 2018

YAZARIN DİĞER YAZILARI...


ETİKETLER: adam , aşk , boşluk , jurnal.net , kadın , mau , sevgi , yaşam , yazar
YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Yaşam En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2017 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır