RSS RSS | ARAMA Jurnal'de ARA
jurnal.net
03-04-2018, Salı
Jurnal.NET
Yeniden Doğmak
Sen güzel bir çocuk, sen önlüğün ile, sen uyudun. Ben ölmedim, sen doğdun.
Tavandan aşağı sallanan ampul, odada ki dumana dayanamayıp patladı. İs kokuyordu. Birkaç garip cızırtı ile beraber tamamen söndü. Karanlıkta işine devam etmeye çalıştı ama pek verimli olamadı. Camın kenarına geçip bir birayı boğazından yakaladı, bir sigara yaktı, sabaha çok yakın bir gece vaktiydi. Haz etmezdi, gece mi sabah mı belli olmayan karanlıklardan.. Cadde ıslak, mezarlar sessiz. Son zamanlarda dilini dışarıda sergileyen kedisi uyandı, camın pervazına çıktı, susamış ve acıkmıştı. Birayı kokladı, hızla geri çekti kafasını. Anlaşamıyorlardı bazen. Takmadı ampul, vermedi mama, bitirmedi birayı. Doğalgaz açıktı, ocağın, boş ocağın altını yaktı ve yattı.

Sabah uyandı, ocağa yürüdü, ölmemişlerdi. O zaman araması gereken kadınlar. Kadınlar.. Dinlemesi gereken telesekreter.. Yırtılması gereken ölüm mektupları.. Son isteksiz bir ölüm. İstek ölüm. İstekli ölüm. Telefon açtı bir erkek sesi ile tokalaştı.

Sonra/

Ölmediğin için; bacak arandan döl yerine alkol çıkan yataklarda sızarken, ertesi günler buharlı salon penceresinde peydahçını beklersin. Gün doğar, gün yaşar, gün biter, gece gelir, hoş gelir. Gece biter suç ortağın gelir. Bacak aralarınız birleşir. Dolmayan, bitmeyen bir zaman silsilesinden sonra anlamsız bir hızla sabaha koşarsınız. Zaman en hızlı taşıma aracı ile sabaha yetiştirir sizi. Siz yatışırken.. Dünya dertlerinin son bulduğu anlarda, siz yatışırsınız.. Terli, basit bir dik duruş..

Sonra/

Kuruyan gırtlaklara inat, sırılsıklamdır bacakaraları ve dudaklar. Maksim'de muhteşem sesleri ile musiki söyleyen nefesler, onlara inat kapıda darbuka çalan çingeneler, yataklar.. Dayanamaz dans etmeye başlarsınız. Bir, iki, üç, dört ve baş parmak ile işaret parmağıda şıklayarak dahil olur, musikiye ve neşeye..
Dur! nefes alıyorum..

Tüm siyaset, tüm dünya, tüm doğa on metre kare içindedir. Bilet satışımız yoktur maalesef. Kapkaranlık bir mağara iken bulduk biz Maksim'i, siz neredeydiniz? Dünya havanın neminden boğulmaya, ölüm yaklaşmaya başlar. Siyasetin kafasında sandalyeler, doğa alabildiğine afet, ortalık yangın yeri, içeride bir kır bahçesi.. Çırılçıplak bir ayin!
Müzik biter, cila başlar, af başlar, memnun kalp atışları ve kurumaya yüz tutmuş dudak esintileri eşliğinde..

Sonra/

Kulağımda kapıda ki her şey ben ıslandım, kulağımda kapıda ki her şey ben ıslandım. Sen güzel bir çocuk, sen önlüğün ile, sen uyudun. Ben ölmedim, sen doğdun.

Meltemsi / Jurnal.Net / 3 Nisan 2018

YAZARIN DİĞER YAZILARI...


YORUMUNUZ:
Misafir kullanıcı adı ile 500 karakter yazabilirsiniz. 500 karakter hakkınız kaldı.
Yaşam En Çok Okunanlar
ANA SAYFA  |   TÜRKİYE  |   DÜNYA  |   EKONOMİ  |   MEDYA  |   YAŞAM  |   TEKNOLOJİ  |   SPOR  |   ARAŞTIRMA  |   RSS  |   KÜNYE
Copyright © 2000 - 2017 JURNAL.NET, Tüm hakları saklıdır